Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

belgin doruk-kemalettin tuğcu


ağlak yapan bir kardeşime "bırak kemalettin tuğcu hikayeciliğini" dedim ve oradan bir tartışmaya giriştik.

- ezilenlerin, küçük görülenlerin, işini bilmeyenlerin tarafında olmayı öğretti dedi.

- bu kadar ağlak edebiyatına maruz kalmış bir ırkın ahvadı olmak zoruma gidiyor dedim...

- ülke gerçeklerini anlatmış; onun kitaplarındaki açlık, haksızlık, ezilme, sınıf ayrımı, insana yakışmayan ne varsa hepsi bu ülkede yaşanmıyor mu? dedi.

- şimdiki perspektifimizden dönüp bakınca ülke gerçeklerini anlatmış; ama çocukken "ülke gerçekleri neymiş? dur şunları bir öğreneyim" diye alıp okumadık dedim... üstelik bunu ajitasyonla ve de çocuk edebiyatı adı altında yaptı...

- coni, kanada ormanlarındaki haksızlığı çizgi roman yapınca iyi, çelik bilek büyük adam; kendi ülkendeki yazılınca ağlak yapmak oluyor dedi.

- belki tek faydası kitap okuma alışkanlığını kazandırmış olmasıdır bizim gibi taze beyinlere, ki ondan sonra tanımışımdır kızıl maskeleri, çelik bilekleri dedim.

bütün bunları burcu'ya anlatıp bizim yaş grubumuzda okumayan yoktur, hepimizi zehirledi diyecek oldum, bu sefer demez mi:

-ben hiç okumadım çok şükür!!!

tevekkeli değil o zamanlardan beri belgin doruk gibi dolaşıyor...


26 görüntüleme

© AOY 2014