Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

suç ve ceza


25 yıl sonra dönüp bir daha okudum 'suç ve ceza'yı.

yemek aynı yemek, malzeme aynı ama alınan lezzet tamamen farklı.

ölmenin, öldürmenin artık sıradan olduğu memleketimde şu satırlar daha bir çarptı beni:

"nerede okumuştum...ölüm cezasına çarptırılmış biri sehpaya çıkmadan bir saat önce şöyle söylüyor, ya da düşünüyordu: 'yüksek bir yerde, bir kayanın üzerinde ancak iki ayağımı koyabileceğim kadar daracık bir yerde yaşayacak olsaydım, dört bir yanım uçurumlarla, okyanuslarla çevrili olsaydı, fırtınalar, zifiri karanlık olsaydı her yanım, kimsecikler olmasaydı yanımda, o daracık yerde öylece bir ömür, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamak isterdim... evet, şimdi ölmektense, öyle yaşamak isterdim! yaşayabilsem, yalnıza yaşayabilsem, yaşayabilsem! nasıl olursa olsun, yaşasam!..' ne yaman bir gerçek! tanrım, ne yüce bir gerçek bu! ne alçak bir yaratık şu insanoğlu! (aradan bir dakika geçtikten sonra ekledi:) bu nedenle ona alçak diyen de alçaktır!"

#dostoyevski

30 görüntüleme

© AOY 2014