Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

küçük sayılabilecek bir yaştayım henüz


her pazar yaptığım gibi dün yine ilk onu okuyarak başladım güne. "ben büyüdüm baba" diyordu güzel hikayeler anlatan adam. sonrası klasik pazar hay huyu işte. bir de çocukluğumdan beri değişmeyen pazar sıkıntısı.

gün ikindiye dönüp akşamın geldiği ufukta görününce beni boğan, üstüme basan klasik pazarlardan biri daha yaşanırken, sabahki yazının başlığına inat "küçük sayılabilecek bir yaştayım henüz" diyen "ot" dergisinde çıkan hikaye dağıttı attı tüm efkarı.

peder beni araba tamircisine verdi çırak olarak. para nasıl kazanılıyor öğrenmeliymişim. bu nasıl bir hastalıktır türk babalarda çözemedim yıllardır, gözlemlediğim bütün babalar mutlaka evladına paranın nasıl kazanıldığını öğretebilmek adına bu tür işlere sokarlar, zorla. tamirci çırağı olduğum dönem yaz mevsimiydi. okul tatildi. komşumuzun ingiltere'de yaşayan yeğenleri gelmişti. ayşe çok güzeldi ama çok zenginlerdi. bense bir tamirci çırağı moduna girmiştim. yeşilçam'ın olumsuz etkileri işte... bir gün dedem camiye giderken benim çalıştığım dükkanın önünden geçiyor, oturmuşum kaldırıma dertli dertli ayşe'yi düşünüyorum. yanıma gelip "ne oldu?" dedi. ben de dedim ki, "dede bi'kız var, çok âşık oldum galiba ben ona ama zenginler, ben tamircide çalışıyorum bakmaz ki o bana." dedem biraz duraksadı. bilge bir adamdı benim gözümde. okkalı bir cevap verecek sandım. kahkaha attı. ".mına koydumun fakiri" dedi, sonra da camiye doğru uzaklaşarak gözden kayboldu.

#ercankesal #otdergi

4 görüntüleme

© AOY 2014