Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

manşeti yıkın


yine bir 17 aralık ama bu sefer yıl 2018.

bundan dört yıl önceki “paralel devlet” konusu, o zamanki yolsuzlukları örtbas etmek için kullanılan bir bahaneydi ama o zamanlar devlet içinde kopan çatışma halen devam etmekte. devlet içindeki gizli çatışmalar daha da artmış, hepsi birbirini izliyor-dinliyor, bir gün kullanmak üzere bilgi biriktiriyor.

“gelmiş geçmiş iktidarlar kendilerine tamamen bağlı bir istihbarat örgütü yaratmak isterler. amaçları rakiplerinin nefes alışını bile dinlemektir. tabii istihbaratçılar da bunu bilirler; kendilerini sağlama almak için sadece iktidarın karşıtları hakkında değil, iktidarın içinden de bilgi toplarlar. bu yüzden devlet içinde çatışan gruplar oluşur ve güçlenir. bu savaşta her türlü kirli oyun mübahtır, yeri geldiğinde sakladıkları bilgileri ortalığa dökmekten çekinmezler. kısacası bir canavar yaratan iktidar, o canavarın elinde oyuncak olur.”

memleketin bir kısmı cumhurbaşkanı adaylarının kim olacağını merak edip ona göre pozisyon almaya çalışırken, istihbarat örgütleri de kendileri için yaşamsal değerde olan ayaklanma ve terör girişimine karşı kullanılacak nato casus yazılımının(dijital gladyo) peşindedir.

arka fonuna siyaseti alan; at izinin it izine karıştığı, soluk soluğa akıp giden, istihbarat savaşlarının yaşandığı gerilimli günleri anlatmış doğan yurdakul.

son sekiz ayı bu tür çekişmelere tanıklık ederek geçirmiş olsam da benzer bir kurguyu okumak sıkmadı beni. bir de hala bir yerlerde aydın demircioğlu gibi muhabirler ve metin uçarı gibi genel yayın yönetmenlerinin olabileceği düşüncesi iyi geldi bana. tek kritiğim ise 24 aralık 2018 tarihinin hem salı hem de pazartesi olarak geçmiş olması kitapta.

son söz: “legal siyasete girersen yasalar uymak zorunda kalırsın.”

#doğanyurdakul

0 görüntüleme

© AOY 2014