Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

rakı, şarap, dostluk*


çocukluğumun sihirli içkisidir rakı. sihirliydi çünkü içine su koyuyorsun ve ta taaa!!!

beyazlıyor.

evet, ne var? bundan daha güzel bir sihirbazlık numarası olabilir mi?

çocuk halimle aklımı başımdan almıştır o zamanlar.

tamam, kabul, büyüyünce de aldığı da olmuştur.

ilklerin içkisidir rakı.

7 yaşında tadına ilk baktığım; ilk sarhoşluğunu yaşadığımdır...

kolaydır bir de.

sipariş verirken yormaz (hoş şimdi dünya kadar marka oldu ama), içerken yormaz; bireysel ve takım halindeki mezeleriyle sınırsız alternatif sunar.

kavun, peynir, haydariyle klasik bir defans;

şakşuka, fava, pilaki, patlıcan salatayla modern orta saha;

ileride tek bir erikle fırtına bir golcü sürebilirsin sahaya.

yani diyeceğim istesen bile polemiğe sokmaz seni rakı.

peki şarap öyle mi?

rengi, çeşidi, eskisi, yenisi say say bitmez.

ha korku tüneline girmişim, ha şarap içilen bir yere gitmişim.

hangisini seçeceğin; kırmızı mı yoksa beyaz mı içeceğin gibi her biri ayrı gerilim filmine senaryo olabilecek bir sürü polemik konusu.

dur daha bitmedi, kreşendoya geliyorum:

garsona, sanki bakkaldan git iki ekmek al gel demişsin de o da bir koşu gidip alıp gelmiş olmanın coşkusuyla gösterir şişeyi sana dik dik.

sonra mantarı çıkarır,

ilk tadımı yapacak kişinin önündeki kadehe bir yudum koyar.

kadehi alıp burnunu içine gömersin önce.

koklarsın.

biraz sallayıp ışığa tutarsın.

ve,

bir yudum alırsın.

işte o anda zaman durur,

hayat durur,

nefesler tutulur.

korkunç bir sessizliğe keser ortalık.

bir çatal yere düşer sessizliği yırtan,

kuşlar havalanır.

“tamam” dersin garsona.

zaman kaldığı yerden devam eder.

derin bir nefes verir herkes.

gürül gürül akmaya devam eder hayat.

temiz bir çatal gelir.

kuşlar gelip konar.

dostlarla rakı içmek güzel.

polemiğe girmeden şarap içmek ondan da güzel.

dostlarla hayat güzel.

eksik olmasınlar hayatımızdan.

(*) mine ve özgür için


28 görüntüleme

© AOY 2014