Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

nereye gitti istanbul?


istanbul’da doğmuş, büyümüş, yaşamış ve yaşlanmış bir mimarın, aydın boysan’ın kaleminden yitip giden istanbul’a bir özlem/ağıt kitabı “nereye gitti istanbul?”.

1956-57 yıllarında “imar humması”na kapılan şehrin, kitabın yazıldığı yıl olan 2004 ‘e kadar değişen çehresini okurken aklımın bir köşesinde “acaba yaşadığımız şu son 10 yıl için aydın boysan neler yazardı?” sorusu dönüp durdu. “şehirler toplumların çehresidir... ülke politikasının da elbet.”

bir yandan “şu olayları yaşamasaydık”, ya da “şu insanlar istanbul ve ülke yazgısına egemen olmasaydı ah!” diye iç geçirirken bir yandan da plan, bilim ve ahlak dışı alınmış ruhsatlarla yapılan binaların, gelecek yüzyıllara, taşlaşmış utanç anıtları olarak geçeceği gerçeğini yüzümüze vuruyor. bunu renkli anlatımı ve mizahla o kadar güzel yapıyor ki, hemen bitiveriyor kitap. ruhu yitip giden bir şehri anlattığı “bir sonbahar akşamı” ise tüm bu sürecin bir özeti gibi. bir de şu satırlar:

“mekan algılaması, üç boyutlu...geometrik sınırlar içinde kalamaz. dördüncü boyut, adı konmuş olan “zaman” da var ya! insanın zihinsel yankılanması fiziksel mekanın dışına taşıverir, geçmiş zamana da, gelecek zamana da yayılır durur... kendisinden öncesini de, sonrasını da, tarihi de, geleceği de mekan kavrayışına durmadan katar... işte bu nedenle bulunduğumuz mekanı ya da şehri, örneği istanbul’u (ya da başka şehri) yaşarken, eski günleri-hatta yüzyılları, üstelik bu şehrin halini ve geleceğini zihnimizde evire-çevire düşünmek borcumuz olur.”

son söz: “kederden mi neden bilmem? sararmış rengi ruhsarın...”

#aydınboysan

14 görüntüleme

© AOY 2014