Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

eşikte


nereye giderse gitsin, bir pranga mahkumu gibi, anılarının ağır bulutunu ardı sıra sürükleyen; insanların yazgılarıyla ilgilenilmesinin hastalıklı bir merak olduğunu bilmesine karşın kendini bundan alamayan, bunu üzerinden silkinip atmak isteyen kadınları ve erkekleri anlatmış ali teoman.

kitabın bir yerinde “kişiler, adlar, tarihler, yerler, tuhaf olaylar, kılı kırk yaran betimlemeler, söylenmesi gerekmemesine karşın söylenenler, söylenmesi gerekmesine karşın söylenmeyenler, acemice gizlenmeye çalışılanlar, harcıalem abartmalar, üstünkörü değinmeler, geçiştirmeler, susuşlar... böyle yaparak işleri acaba daha çok mu karıştırıyorum, bilemiyorum.” denilmiş olsa da anlatım dili ve tarzı ile alışageldiğimin dışında bir kitap eşikte.

nedense rafine bir okur isteniyormuş duygusu tüm kitap boyunca peşimi bırakmadı. tıpkı derse önceden hazırlanıp gelmesi beklenen öğrenci gibi. hiç öyle bir öğrenci olamadığım için de kendimi hep eşikte hissettim ve atlayıp geçemedim orayı, kendi izini süren ve kendi adresine imzasız mektuplar yollamaktan başka bir şey yapmayanları okurken.

son söz: “terazinin bir kefesine sonsuzluğu koyarsanız eğer, diğerine ne koyarsanız koyun, ağır basan taraf sonsuzluk olacaktır.”

#aliteoman

17 görüntüleme

© AOY 2014