Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Boşa koysam dolmuyor, doluya koysam almıyor


“Dışı olan fakat içi olmayan şey nedir” diye soru mu olur?

Pekiyi, bu soruya “benim içim dışım bir” diye cevap olur mu?

İlk sorunun cevabı evet, ikincisinin ise hayır elbette.

Alman matematikçi Felix Klein ilk sorunun cevabını verirken bir şişe kullanmış. Kendisinin içinden geçen, içine su koymaya çalıştığınızda, dökülen suyun aynı delikten dışarı çıktığı, haliyle sürahi olarak kullanamayacağınız bir şey bu.

Matematiksel tanımını bir kenara bıraktığımızda atılan her adım, alınan her karar birbirine bağlı ve bunların sonuçları sonunda dönüp dolaşıp yine bu adımları atanları, kararları alanları etkilediğine güzel bir örnek aslında Klein Şişesi.

***

TCMB, gecelik borçlanma faizini 25 baz puan daha indirerek %8,50’ye çekerken Mart 2016’dan bu yana koridorun üst bandında 225 baz puan indirim gerçekleştirmiş oldu. Merkez Bankası’nın üst banttan yapılan indirimler konusunda ihtiyatlı bir duruş sergilediğini gördük. Diğer taraftan enflasyonda işlenmemiş gıda fiyatları özelinde, kısa vadede aşağı yönlü düzeltme olabileceğine ilişkin öngörüsü doğrultusunda ve Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre, gelişmekte olan piyasa varlıklarına Temmuz ayının son haftasından bu yana net 13,2 milyar dolar sermaye girişinin de gösterdiği üzere, küresel likiditede koşullarının destekleyici durumunun da devamı halinde faiz indirimlerinin süreceğini bekleyebiliriz.

Burada şunu sorgulamamızın doğru olacağını düşünüyorum:

Haftalık repo faiziyle faiz koridorunun tavanı arasındaki fark 100 baz aralığına kadar daralmış oldu. Bu adımları atarken temel amaç büyümeyi desteklemek. Muhtemelen TL cinsi yükümlülükler üzerindeki zorunlu karşılık oranlarında da bir indirim göreceğiz ama bunun bankaların fonlama maliyetine etkisinin ne kadar olacağı, bu indirimlerin devam ettiği ve büyüme hedeflenirken faizlerin gerilediği seviye dolarizasyona neden olur mu?

Cevabı Klein Şişesinde.

***

Tüketici Güven Endeksi (TGE), bir önceki aya göre %11,1 artarak Ağustos ayında 74,4 değerini aldı. Geçen yılın aynı dönemine göre ise artış %19,4 oldu. 2015 yılının ilk sekiz ayında endeksinin ortalaması 65,4 düzeyindeyken bu yıl ortalamanın 69,2’a yükseldiğini gördük. Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama yapma düşüncesi, gelecek 3 aylık dönemde tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ve konut tamiratına para harcama ihtimali hariç diğer tüm alt endekslerde bir önceki aya göre artış söz konusu ve yıllık bazda alt endekslerin hepsi artmış durumda. Bir önceki Tüketici Güven Endeksi sonuçlarını değerlendirirken Ağustos ayında tüketici güveninde sert bir fren görebileceğimizi düşündüğümü belirtmiştim. Nitekim Merkez Bankası Beklenti Anketi bu düşüncemi doğrular şekilde gerçekleşti. Öyle görünüyor ki, $/TL kurunun 3,00 kritik seviyesini aştıktan sonra tekrar bu seviyenin altına gerilemiş olması tüketici güveninin yükselmesindeki temel neden.

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre, gelişmekte olan piyasa varlıklarına Temmuz ayının son haftasından bu yana net 13,2 milyar dolar sermaye girişi oldu. Gelişmekte olan piyasa varlıklarının küresel yatırım fonları ve ETF'ler içindeki ağırlığı Ağustos 2015'ten bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. 17 Ağustos itibariyle global yatırım fonları ve ETF yatırımcılarının portföylerinde gelişmekte olan piyasa varlıklarının oranı %11,7'ye çıktı. Temmuz ayının son haftasında bu yana gelişmekte olan piyasa tahvil fonlarına net 6 milyar dolar, hisse senedi fonlarına ise 7,2 milyar dolar sermaye girdi. Son 3 haftada gelişmekte olan piyasa tahvil portföylerine ortalama sermaye girişi 870 milyon dolar oldu. Yılın ilk yarısında ise gelişmekte olan piyasa tahvillerine haftada ortalama 85 milyon dolar sermaye girişi olmuştu.

Euro Bölgesi Öncü Bileşik PMI verisi 53,3 olurken (önceki:53,2) son yedi ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı şekilde Hizmetler PMI verisi de 53,1 (önceki:52,9) ile son üç ayın en yükseği oldu. İmalat PMI verisi ise 54,0 ile (önceki: 53,9) son sekiz ayın en yükseği oldu. Üçüncü çeyrek büyümesi konusunda olumlu sinyaller vermekle birlikte Brexit’in yaratmış olduğu belirsizlik konusunda henüz bir şeyler söylememekte. Veriler Euro Bölgesi’nin 3 çeyrekte %0,3, yıllıklandırlmışta %1,2 büyüme beklentileriyle uyumlu görünmekte.


0 görüntüleme

© AOY 2014