Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Rubato Yapmak


9/8’lik bir ritim duyduğunda üzerindeki ölü toprağından silkelenip canlanmayan, kıpırdanmayan kimse pek görmedim şimdiye kadar. Romanların kalp atış ritmi olduğunu söyleyen de var, cildi güzelleştirip, ruhu dimağı açtığını söyleyen de...

Evet ritim önemli ama bizi dans ettiren ritim değil desem?

Notaların matematiksel netlikten ziyade duygusal olarak doğru zamanda basılması hali bizde çalan parça hakkında bir hissiyat uyandırmakta ve bedenimiz buna doğal bir tepki vermekte. İşte bunun adı “groove”. Ritme ve harekete karşı hisleri çalıştıran bir özellikten bahsediyorum. İnsanı kıpır kıpır yapan, farklı enstrümanlar çalarken yakaladığımız bir histen.

Tıpkı “aman ağır abiliğim bozulmasın” derken ayakkabınızın içinde ayak parmaklarınızın ritim tuttuğunu farketmeniz gibi...

Sonuçta adına ister ritim deyin ister groove, bir şey sizi alıp götürüyor.

Pekiyi, sizi alıp götüren o ritim esnerse? İşte o zaman da “rubato” oluyor.

Onu da şöyle anlatmaya çalışayım:

Notaları, diğer notaların zamanlarından çalarak çalmak yani süreleriyle oynamak. Bir an için verilen ölçüyü bırakarak kendi içinizden gelen bir zamanlama ile çaldıktan sonra yine ana tempoya dönmek gibi düşünebilirsiniz.

***

Geçen haftaya başlarken doların sakin bir ritim tutturacağını ama yine de 3 TL’nin üzerinde seyredeceğini düşünmekteydim.

Tam tersine o ritim esnedi ve rubato yaptı.

Bunun arkasındaki nedenler ne diye baktığımızda, bir kere küresel piyasalarda doların güçlenmesi ve risk iştahının azalması ilk gerekçeydi.

Bize özgü gerekçelerde ise birinciliği Suriye ve Irak’la ilgili jeopolitik risklerdeki artışa mı yoksa Meclise en kısa sürede sevkedileceği belirtilen başkanlık rejimi ve referandum tartışmalarına mı vermem gerektiği konusunda kararsız kaldım. Tabii Fitch’in not indirimi olasılığı da piyasalar tarafından “plase” risk olarak dikkate alınmakta.

Yukarıda saydıklarım geçen hafta olduğu gibi bu hafta da Türk Lirası’nı olumsuz etkileyebilecek gelişmeler olarak ortada durmakta.

Küresel piyasalardaki dalgalanmanın sürmesi, Irak’ta Musul harekatının başlaması ve dolardaki güçlü seyrin devamı halinde Perşembe günkü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nda faiz indirimine ara verme olasılığı elbette var ama şimdilik genel beklenti faiz koridorunun üst bandından 25 baz puan daha indirime gidileceği yönünde.

2017-2019 dönemini kapsayan Orta Vadeli Plan’da enflasyon hariç 2016 ve 2017 temel makro ekonomik göstergelerde aşağı yönlü revizyonlar yapılmıştı. Bu yapılırken her ne kadar mali disiplinden taviz verilmeyeceği belirtilmiş olsa da bütçede yer olmasının da vermiş olduğu rahatlıkla “ılımlı” bir gevşeme olacağının işaretleri vardı. Nitekim Bütçe Dengesi/GSYH oranının %-1,3’ten %-1,6’ya çıkarılmasından bunu görmüştük. Bugün açıklanacak Eylül ayı Bütçe Dengesi verisi, bu sürecin başlangıcı olması açısından önemli.

Hazine’nin Nakit Gerçekleşmeleri bütçe konusunda önemli ipuçları vermekte. Ağustos ayında 5,4 milyar TL fazla veren nakit dengesi Eylül’de 16,5 milyar TL açığa dönüşmüş durumda. Geçen yılın aynı döneminde açık 26,1 milyar TL’idi. 3. Çeyrek itibariyle 20,9 milyar TL açık oluşurken bir önceki yılın aynı döneminde bu 23,5 milyar TL açık şeklindeydi. Faiz dışı nakit denge ise Eylül ayında 11,3 milyar TL açık verirken geçen yıl bu rakam 20,2 milyar TL açık düzeyindeydi. 3. Çeyrekte geçen yıl 12,3 milyar TL fazla veren faiz dışı fazlanın bu sene azalarak 6,3 milyar TL’ye gerilemiş olması dikkate değer. Geçen yıl Eylül ayı itibariyle 6,8 milyar TL olan özelleştirme ve fon gelirleri 13,7 milyar TL seviyesine yükselirken, faiz ödemeleri ise 42,6 milyar TL’den 40,9 milyar TL’ye gerilemiş durumda. Asıl dikkat çeken husus ise faiz dışı giderlerin 323,1 milyar TL’den 386,9 milyar TL’ye çıkması.

Bugün açıklanacak bir diğer veri ise Temmuz ayı işgücü istatistikleri. Haziran ayında işsizlik oranı bir önceki aya göre yükselerek %10,2 olmuştu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise bir önceki aya göre artarak %10,3’den %10,9’a yükselmişti. OVP’de İşsizlik Oranı’nın da %10,2’den %10,5’e yükseltildiğini hatırlatmalıyım.

Yurt dışında bu hafta Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 20 Ekim’de yapacağı para politikası toplantısında, parasal genişlemenin devamı konusunda takınacağı tutum önemli olacak. Çin’in büyüme rakamları ve 20 Ekim’de ABD’de başkan adayları Clinton ve Trump’ın son tartışma programları da takip edilecek diğer gelişmeler.

***

Ritim değişikliği en iyi bildiğimiz melodiyi bile tanınmaz hale getirebilir.

Çayır çimen geze geze” diye coşarken bir anda “yanma yüreğim yanma ayrılık bize düştü” diye uzun hava okutabilir insana.

İyi bir hafta dileklerimle.


52 görüntüleme

© AOY 2014