Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Çekiş Sorunu


Kablosuz telgrafın gelişimine katkılarından ötürü 1909 yılında Nobel Fizik ödülünü alan Guglielmo Marconi’yi radyonun mucidi olarak öğrendik biz. Kendinden önce gelen fizikçi ve araştırmacıların çalışmalarını kullanarak ve değişiklikler yaparak radyonun ticari bir başarı kazanmasını sağlamıştır.

İşte o fizikçilerden biri de İngiliz Oliver Joseph Lodge’dur. Elektromanyetik dalgalar üzerine çalışmalar yapan Lodge radyonun atası sayılabilecek bir alıcı aygıtı geliştirmiştir. Radyonun atasını geliştiren Lodge ilk elektrikli kıvılcım ateşleme sistemini de oluşturan kişidir aynı zamanda. Neden bahsettiğimi aşağıdaki fotoğraf daha iyi anlatır sanırım.

Bir şeye benzetemediniz değil mi? Ben de...

Bu haliyle ancak arabanın bagajına girer herhalde. Tasarımın önemi işte bu noktada karşımıza çıkmakta.

***

Dün açıklanan sanayi üretim endeksi arındırılmamış veride yıllık bazda %4,1 düşüş göstererek beklenti %1,18 altında kaldı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi yıllık bazda %3,1 daralmaya işaret ederken, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endekste de yıllık bazda %2,2 düşüş söz konusu. Geçen yıl Eylül ayında gerçekleşen %7,9 oranındaki daralmanın baz etkisine rağmen bu düşüş gerçekleşmiş bulunmakta.

Bayram tatili olması nedeniyle takvim etkisinden arındırılmış verilerin detaylarına baktığımızda dayanıklı tüketim mallarındaki daralmanın %9,5, dayanıksız tüketim mal grubunda %6,5, imalat mal grubunda %3,5 olduğunu görmekteyiz. Özellikle mobilya, inşaat ve tekstil sektörlerindeki düşüşler dikkat çekici. Özel tüketimin büyümeye katkısının zayıf olduğu gibi sermaye malları grubundaki üretim, özel yatırım iştahının da zayıf olduğunu söylemekte.

2015 yılının üçüncü çeyreğine göre sanayi üretimindeki daralma %1,94. İktisadi faaliyet kollarına göre sabit fiyatlarla GSYH’da sanayi sektörünün 2. Çeyrek itibarıyla payının %34,9 olduğu dikkate alındığında büyümeyi 0,68 puan aşağıya çekeceğini söyleyebiliriz. Turizm sektöründeki kayıpları da dikkate aldığımızda 3. Çeyrekte, bir diğer ifadeyle tam 27 çeyrek sonra büyümenin eksi geldiğini göreceğiz gibi görünmekte.

Ekim ayına ilişkin olarak şöyle bir öngörüde bulunabiliriz:

Gümrük ve Dış Ticaret Bakanlığı Ekim ayı öncü verileri ihracatta yıllık bazda %2,78 daralma, ithalatta ise %0,80 artış olduğunu söylemekte. Dolayısıyla ihracat bir önceki (%5,6) aya göre daha az daralmış bulunmakta. İthalattaki artışı da dikkate aldığımızda (tam bu noktada bir de cari açık demeyeyim şimdi) Ekim ayı sanayi üretimi için daha olumlu bekleyiş içinde olabiliriz. Fakat burada da karşımıza yine baz etkisi çıkmakta. Geçen sene Ekim ayında sanayi üretimi arındırılmamış veride yıllık bazda %14,78 artmış bulunmakta. Dolayısıyla zayıf seyir devam edebilir.

Son olarak bir de son çeyreğe ilişkin bir öngörüde bulunalım o halde:

2015 4. Çeyrekte büyüme %5,7 olmuştu. 2016 için OVP’de büyüme %3,2 olarak revize edilmişti. 3. Çeyreğin yukarıda öngördüğümüz gibi eksi değil sıfır(0) geldiğini varsaymamız durumunda son çeyrekte büyümenin hedefi yakalayabilmesi için en az %5 gerçekleşmesi gerekmekte. (Yaşadık mı yine bir baz etkisi daha?)

Dolayısıyla son çeyreğin kaderini alınan önlemler belirleyecek. Tüketici ve reel sektör güveninde bir zayıflık söz konusu; PMI toparlanma işaretleri veriyor olsa da eşik değerin (50) altında. Bütün bunların yanına kurlardaki yüksek seyir, jeopolitik ve siyasi gelişmeler de cabası. Her ne kadar Clinton’un seçilmesi sonrası kurda bir gevşeme görmemiz muhtemel olsa da Aralık ayında Fed’in faiz artırımı önümüzde hala durmakta. Trump ihtimaline ise hiç girmiyorum.

Sanayi üretiminde çekiş düşüklüğü var.

***

Benzinli arabalarda çekiş düşüklüğü varsa ilk sebep olarak ateşleme sorunu söylenir. Bunun baş sorumlusu olarak da hep buji gösterilir.

Tasarım önemli sonuçta. Bagajda değil motorda olması lazım.


0 görüntüleme

© AOY 2014