Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Hemşerim Memleket Nire?


Dere tepe dünyayı gezmiş, iletişim kurmadığı kimse kalmamış birine nereli olduğu sorulur mu hiç? Kendini bildi bileli koskoca ömrünü yollarda tüketip, şu fani dünyayı bir uçtan bir uca gezdiyse hem de...

Barış Manço’nun sözleriyle en sağlam “ayarı” verdiği şarkılardan biridir “Hemşerim Memleket Nire?”

Nereden geldiğini değil, nasıl bir insan olduğunu öne çıkaran sözlerinin nakarat kısmında söyle der:

Tek bir soru hemşerim memleket nire?

Bu dünya benim memleket

Hayır anlamadın hemşerim esas memleket nire

Bu dünya benim memleket

Tövbe, tövbe, tövbe

Aslında bu sözler, sonuca sürekli olarak kendisini tekrarlayarak ulaşmaya çalışan bir durumu anlatmakta. Sorması kolay ama bitiş kuralını doğru bulmaz ya da belirlemezseniz sonsuza kadar devam edebilecek bir döngüyü anlatır.

***

Dün OECD de Türkiye ile ilgili aşağı yönlü bir revizyon yapınca birbirini tekrar eden bitmek bilmez döngüler içindeymişim gibi hissettim.

OECD yayınladığı Global Ekonomik Görünüm Raporu’nda, Türkiye'de GSYH büyüme oranının 2016’da %3'ün altına yavaşlamasını, ancak 2018'e kadar kademeli şekilde %3,75 civarına toparlanmasını beklediğini bildirdi. Türkiye’nin 15 Temmuz'daki darbe girişimi ve Suriye'deki askeri operasyonun etkisiyle jeopolitik ters rüzgarlar ve istikrarsız siyasi şartlarla karşı karşıya olmaya devam ettiğini belirtilerek, belirsizliklerin yüksek, ancak mali, ihtiyati ve parasal politikalar destekleyici olduğunu ve bunun 2016 sonlarından itibaren hanehalkı tüketimini ateşleyeceği değerlendirmesinde bulundu.

İşletme yatırımları için yeni ve cömert teşviklerin ortaya konduğunu, ancak yatırımların şu ana kadar bastırılmış kalmaya devam ettiğinin vurgulandığı raporda, özel sektör yatırımlarının toparlanmasının beklendiği ve yatırımlarda toparlanma için yüksek öncelikli yapısal ve kurumsal reformlarla güvenin yeniden tesis edilmesinin önemli olduğu belirtildi.

OECD, Eylül ayında yayınlanan bir önceki ara rapora göre küresel büyüme beklentisini 2016 için 0,1 puan düşürerek %2,9, 2017 için ise 0,1 puan artırarak %3,3 öngörürken, ABD’nin büyüme beklentisini 2016 için 0,1 puan artırarak %1,5, 2017 için ise 0,2 puan artırarak %2,3 olacağını tahmin etmiş. Çin için büyüme beklentisi 2016 ve 2017 yılı için 0,2 puan yükseltilerek sırasıyla %6,7 ve %6,4 olurken, Hindistan’ın büyüme beklentisi 2016 için aynı kalarak %7,4, 2017 için 0,1 puan artışla %7,6 öngörülmüş. Rus ekonomisinin 2016 için küçülme beklentisi ise 0,9 puan azalarak %0,8 küçülmeye revize edilirken, 2017’de %0,8 büyümeye geçmesi şeklinde tahmin edilmiş.

Küresel belirsizliklerin şimdiden çok daha fazla olacağı tahmin edilen 2017 yılında, OECD’nin Türkiye için vurguladığı kırılganlıklardan kurtulabilindiği ve güven tesis edildiği noktada, ekonominin canlanarak yatırım çekebilmesi ve pozitif ayrışması elbette mümkün.

Tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endeks olan Ekonomik Güven Endeksi ise Kasım ayında aylık bazda %7,4 oranında artışla 86.55 puan seviyesinde gerçekleşti. İmalat sanayi ve hizmet sektöründe iyileşen beklenti, endekse olumlu yönde etki ederken, TL’de yaşanan değer kaybının dış talebe olumlu yansıyacağı beklentisi, imalat sanayinde yaşanan yükselişin temel sebebi olurken tüketici güven endeksindeki sert düşüşün de nedeni aynı zamanda. Perakende ticaret ve inşaat sektörleri için aynı iyimserlik pek söz konusu değil.

***

Barış Manço şarkının sonunda, kendini tekrar eden bu döngüden kurtulmak için “bulamadım çözümü oturdum ettim bunca sözü” dese de daha fazla kesip bölmeye hiç gerek de yok diyor.


75 görüntüleme

© AOY 2014