Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Mayın Tarlasında Fal Bakmak


Ofis çalışanlarının hayatına anlam katan şu iki ismi, Wes Cherry ve Curt Johnson’u daha önce hiç duymuş muydunuz?

Duymadıysanız anlatayım hemen.

Wes Cherry, 1988 yazında Microsoft’ta stajyerken yazdığı program Windows ekibinden bir program yöneticisi tarafından görülünce Windows 3.0’a eklenmeye karar verilir.

Amaç kullanıcıların fareyi kullanarak “sürükle-bırak” odaklı kullanım alışkanlığını geliştirerek işletim sistemine alışmalarını ve bilgisayar başında daha fazla zaman geçirmelerini sağlamak. Yaşı benden daha eski olanların “pasyans” dediğini sonradan öğrendiğim, benim için iskambilde “fal bakmak” olan Solitaire oyunundan bahsediyorum.

Curt Johnson’un nasıl bir anlam kattığını da yukarıdaki örnekten sonra sanırım tahmin etmişsinizdir.O da Mayın Tarlası (Minesweeper) oyununu yaratan kişi. Windows’un 1990 yılındaki ilk resmi versiyonunda yerini alır.

Falım açıldı deyip şevkle yaptığı işinin başına dönenler olduğu gibi, dönemin New York Belediye Başkanı olan Michael Bloomberg tarafından Solitaire oynadığını gerekçesiyle işinin başına bir daha dönemeyenler de olmuştur. Hiç kafa yormadan zamana karşı oynadığınız Mayın Tarlası ise stresinizi alır, pamuk gibi yapardı. Ha çekirdek çitlemişsiniz, ha çit çit Mayın Tarlası oynamışsınız.

***

Nereden mi geldi aklıma bunlar?

Mart ayında bizi bekleyen ekonomik ve siyasi gelişmeler ile bunların olası etkilerinin nasıl olabileceği üzerine biraz kafa yorunca yaptığımın mayın tarlasında fal bakmaktan farksız olduğu düşüncesi çağrıştırdı.

Mayın tarlanın en risksiz kısmından yürüyerek başlayayım.

9 Mart’ta yapılacak olan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toplantısından sürpriz bir sonuç çıkacağını düşünmüyorum. Ocak ayı para politikası toplantı tutanaklarında yetkililer enflasyon hedefine doğru ilerlemenin yetersiz olduğunu belirtirken, menkul kıymet kredileri programında yeni değişiklikler için hazır olunması gerektiği mesajını vermişlerdi. Yüksek petrol fiyatlarının ikincil etkilerinin görülmediği belirtilirken, mevduat oranının altındaki varlık alımlarının minimumda tutulması gerektiği vurgulanmıştı.

Avrupa’nın 2017 yılı içerisinde gireceği seçim maratonunun ilk basamağı olan 15 Mart’taki Hollanda’daki parlemento seçimlerinde aşırı sağcı Geert Wilders’in Özgürlük Partisi’nin (PVV) alacağı oy, kıtada yükselmekte olan milliyetçi rüzgarların bundan sonra nasıl eseceğini görmek açısından önemli olacak.

Britanya Başbakanı Theresa May, ülkesinin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma sürecinin (Brexit), Mart ayının sonunda resmen başlayacağını açıklamıştı.

Falımızın en riskli ve mayınlarla dolu kısmına gelmiş bulunmaktayız.

Evet, Trump ve ABD.

15 Mart’a kadar Fed faiz artıracak mı sorusunun cevabını arayacağız. Mart'ta faiz artırım beklentilerinde yaşanan son yükseliş bu soruyu sormayı zorunlu kılıyor; ama ondan önce 10 Mart'ta açıklanacak istihdam rakamlarında ücret artışları ne kadar olacak bunun cevabını verdikten sonra daha net bir şeyler söylenebilir düşüncesindeyim.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kongre ortak oturumunda yaptığı ilk konuşmada ekonomiye ilişkin olarak "Ekonomi ekibim, şirketlerimize uygulanan vergi oranını düşürecek tarihi bir vergi reformu hazırlıyor. Böylelikle şirketlerimiz, her yerde ve herkesle rekabet edebilecek ve başarılı olabilecek. Aynı zamanda, orta sınıf için yoğun bir vergi kolaylığı getireceğiz" şeklinde açıklamada bulundu. Vergilere ilişkin kuvvetli vurgunun gelişmekte olan piyasalara olan sermaye akışı önünde bir engel olacağını bekliyorum. Nitekim bu konuşma sonrası Mart ayında faiz artırımı olasılığı %62’ye yükseldi.

Hatırlayacaksınız, Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) yayınladığı raporda, 2017 yılında gelişmekte olan piyasalara doğrudan yabancı yatırımlarının 386 milyar dolara inmesinin beklendiğini bildirmişti. Bu, 3 yıl öncesine göre yaklaşık %30 düşüş ve 2008 global finansal krizinden bu yana görülen en düşük seviye anlamına gelmekteydi.

Türkiye’ye geldiğimizde ise ekonomiden çok politikanın yine ön planda olduğu bir ay olacak Mart. Referanduma ilişkin söylemler tüm tansiyonu belirleyecek ama asıl risklerin ve gerginliklerin dış politikada, özelinde, sınırımızdaki savaşta yaşanacak gelişmelerle karşımıza çıkacağını düşünüyorum.

Ekonomi tarafına dönecek olursak falda 4 yıl sonra tekrar çift haneli enflasyon rakamlarını görüp görmeyeceğimizin cevabını 3 Mart Cuma günü alacağız. Merkez Bankası Beklenti Anketi sonuçları görebileceğimizi söylemekte, piyasa beklentisi ise hemen altında kalabileceğini işaret ediyor.

15 Mart’taki Fed toplantısı olmasa Merkez Bankası’nın mahcup ifadelerle referanduma kadar durumu idare edeceğini söyleyebilirdim ama 16 Mart’ta yapılacak Para Politikası Kurulu kararında TÜFE ve Fed etkisini fazlasıyla göreceğimizi düşünüyorum. Daha sıkı para politikası bizi beklemekte.

Ve ayın son kritik ekonomik verisi, 31 Mart Cuma günü açıklanacak olan 2016 yılı büyüme rakamları. Hükümet dahil hiç kimse OVP’deki %3,2’lik GSYH gerçekleşmesini beklemiyor.


43 görüntüleme

© AOY 2014