Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

“Caarüse!”


Sonucunun hüsranla biteceğini bilsem de belki bu sefer zar beni sever, şansım yaver gider diyerek bir umuda tutunmaktı benim için babamla tavla oynamak. Tavlanın hikayesinde de “şans” sözcüğü geçmez mi?

Hint İmparatoru, sarayında icat edilen satranç oyununu yanında bir mektup ile birlikte, Pers İmparatoruna hediye olarak gönderir. Mektupta “Kim daha çok bilir, kim daha iyi düşünür, kim daha ileriyi görürse o kazanır. İşte hayat budur!” yazmaktadır.

Pers İmparatoru’nun başveziri Buzur Mehir, zaman kavramından hareketle tavla oyununu tasarlar. 4 köşe 4 mevsimi, karşılıklı 6’şar hane 12 ayı, pulların toplamı ayın 30 gününü, ak-kara pullar gündüz ve geceyi, toplam 24 hane de günün 24 saatini simgeler. Hint İmparatoruna, satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte o da şu mesajı gönderir: “Evet, kim daha çok bilir, kim daha iyi düşünür, kim daha ileriyi görürse O kazanır; ancak biraz şans gereklidir. İşte gerçek yaşam budur!

Yenemesem de tavla jargonunu sular seller gibi öğrendim ama. Hoş, öğrendim dediğime bakmayın, dört-üç gelen zara “caarüse*, severler güzeli gencüse” demişliğim vardır.

***

Fed beklendiği üzere 25 baz puanlık artışı gerçekleştirdi. Dün “2017 yılının tamamında Fed, 3 faiz artırımı öngörmekte ama odaklanılması gereken kaç faiz artışı olacağından ziyade faiz artışı patikası beklentileri (dot-plot) ve bunun yaratacağı sonuçlar.” diye bir not düşmüştüm. Aşağıda FOMC toplantısı sonrası paylaşılan ve projeksiyonları içeren dot-plot tablosu bulunmakta.

Tablo dört-üç meselesine açıklık getirdi. 2017 yılında üç faiz artırımı olacak ve onun bir tanesi gerçekleşti. Bu yıl için geriye üç değil iki faiz artışı kalmış olması haliyle bir rahatlama sağladı ama uzun vadede gidilecek patika konusunda bir değişiklik yok.

Ekonomik projeksiyonlarda da önemli bir revizyon göze çarpmıyor. 2017 çekirdek PCE fiyat endeksi beklentisinin %1,8'den %1,9'a ve 2019 faiz öngörüsünün %2,9'dan %3,0'e revize edilmesi dikkat çekici. İstihdamdaki artışın güçlü olduğunu, işsizlik oranının sabit kaldığını ve enflasyonun %2'lik hedefe biraz daha yaklaştığını belirtiliyor.

Fed kararı sonrası Para Politikası Kurulu’ndan nasıl bir adım geleceğini bugün göreceğiz, değerlendirmesini yarın yaparız.

Kısaca dün gelen Bütçe ve İşgücü rakamlarına da bir bakalım.

2016 Şubat ayında 2,4 milyar TL fazla veren bütçe bu yılın aynı döneminde 6,8 milyar TL açık verdi. Ocak-Şubat dönemi olarak bakıldığında geçen yıl 6,6 milyar TL olan bütçe fazlasının bu dönemde 4,5 milyar TL fazlaya gerilediği görülüyor. Şubat’ta faiz dışı denge ise 1,7 milyar TL açık vermiş, geçen yıl 6,5 milyar TL faiz dışı vermişti. Ocak Şubat döneminde faiz dışı denge rakamı ise değişmeyerek 16,2 milyar TL’de kalmış. Ocak ayında 22,0 milyar TL olan 12 aylık birikimli bütçe açığı Şubat’ta 31,3 milyar TL’ye yükselirken Bütçe Açığı/GSYH oranı da %0,9’dan %1,2’ye çıkmış vaziyette (OVP Hedef: %1,9). Giderlerde en dikkat çeken artış %40 ile cari transferlerde olurken, bütçe giderlerindeki artış hızı %19,2 ile gelirlerdeki %15,6 artış hızının üzerinde gerçekleşmiş durumda.

Bütçe gelir ve giderlerine reel olarak baktığımızda ise Şubat ayında gelirler %4,8 azalırken giderlerin %15,3 artmış olduğu görülüyor. Yurtiçi ekonomik aktivitedeki eğilimi takip ettiğimiz dâhilde alınan KDV’nin bir önceki yıla göre çok hafif azalış göstermesi zayıflığın sürdüğüne işaret ederken, iç talebin seyri hakkında sinyal veren ÖTV gelirlerinden de benzer sinyaller gelmekte. Dış ticaretin seyri hakkında fikir veren ithalde alınan KDV’nin ise geçen ay olduğu gibi bu ay da önceki yılın aynı dönemine göre yükselmiş durumda.

Şubat ayı Merkezi Yönetim Bütçe rakamları, geçen hafta Hazine Nakit Gerçekleşmeleri’nin işaret ettiği gibi bir sürpriz içermemekte. Bütçeyi reel olarak incelediğimizde harcamalar tarafında referandumun etkilerini ve zayıf iç talebin işaretleri görülüyor.

Aralık ayında işsizlik bir önceki aya göre 60 baz puan artarak %12,7 oldu. Bu, 2010 yılının Mart ayında gördüğümüz %12,8 düzeyinden sonraki en yüksek gerçekleşme. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam %10,8 düzeyindeydi. Geçen yılın aynı döneminde %12,7 olan Tarım Dışı İşsizlik de %14,9’a yükselmiş durumda. Bu rakam da son 81 ayın en yüksek gerçekleşmesi. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya göre 20 baz puan artarak %12 olurken geçen yılın aynı döneminde %10,2 düzeyindeydi. Tarım dışı işsizlik de bir önceki aya göre 20 baz puan artışla %14,3 olurken, geçen yılın aynı döneminde %12,2 düzeyinde gerçekleşmişti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılım oranı ise %52,4’ten %52,5’e hafif yükselmiş vaziyette. Bu yılın başında %19,2 olan genç nüfusta işsizlik yükselmeye devam ederek %24 düzeyine çıktı. Geçtiğimiz yıl bu rakamın ortalaması %19,3 olmuştu.

2016 yılında büyümenin yavaş olması işsizlik oranlarını son yedi yılın en yüksek seviyesine çıkarırken turizm sektöründe yaşanan krizin ve OHAL uygulamalarıyla işsiz kalanların da bu rakamı yukarı çektiğini belirtmek gerekiyor. Açıklanan istihdam teşvik paketlerinin önümüzdeki döneme yansımalarını ayrıca değerlendiririz ama işsizliğin yapısal bir sorun olduğunu, ekonomik büyümedeki zayıflık ve özel sektörün yatırım iştahından etkilendiğini unutmamak gerekiyor.

***

Yazıyı tavlayla bağlayayım.

Yenemedim dedim ama birkaç kez yenmişliğim var babamı. Tepkisini ise unutamam:

Acemi şansı

(*) Farsça doğrusu “Cehari Se”


0 görüntüleme

© AOY 2014