Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Takatukaları takatukalatmak


Biri “gördüğünüzü sandığınız şeyin göründüğünden farklı olduğunu gördüğünüzde gözlerinize inanamayacaksınız” diye yazıya başlayacak olsa “al şu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür” diye karşılık verirdim herhalde.

Siz beni takatukacıya göndermeden önce Profesör Kokichi Sugihara’nın eserlerine bir göz atmanızda fayda var.

Bakış açısı ne kadar önemli değil mi?

Maliye Bakanı Naci Ağbal, vergi borçlarının yeniden yapılandırması ile getirilen düzenleme kapsamında 21 milyar lira tahsilat yapıldığını ve 80,4 milyar liranın da yapılandırıldığını söyleyince konuya farklı bir açıdan bakalım istedim.

Yaşanan ekonomik ve mali krizler, politik ve sosyal nedenler vergi aflarının temel gerekçeleri olarak karşımıza çıkmakta. Ekonomik ve mali kriz dönemlerinde çıkarılan ve olağanüstü özellikler taşıyan kanunlarla kişilerin mali yükümlülükleri ve bunları yerine getirmemenin cezaları ağırlaştırılmış olabiliyor. Böylesi dönemlerde artırılan yükümlülüklerin yol açtığı adaletsizlikleri telafi etmek ve toplumsal barışa katkı sağlamak için af getirilebiliyor. Vergi denetim eksikliğinden doğan adaletsizliklerin giderilebilmesi için de vergi afları birer fırsat olabiliyor. Böylece incelenmesi mümkün olmamış mükelleflere kendi rızaları ile beyan dışı bıraktıkları gelirlerini beyan etmeleri için fırsat veriliyor.

Vergi affı kısa vadede geliri artırıcı etki yaparken vergi toplamak için idarenin katlanması gereken yönetsel maliyetlerden tasarruf sağladığı gibi yargı yükünün azalmasına da neden oluyor.

Peki maliyeti yok mu vergi aflarının?

Olmaz mı hiç; vergi gelirlerinde kısa dönemde artışa neden olsa da uzun dönemde azalma oluyor. Vergi kaçırmanın “suç” olmasına ilişkin algıda bozulmaya neden olurken vergisini düzenli olarak beyan eden ve ödeyen mükellefler aleyhine eşitsizlik oluşturuyor. Yeni af beklentilerine de kapı aralıyor. Sık aralıklarla çıkarılan aflar, vergi suçu işleyenler için haksız bir vergi indirimi olurken vergiye gönüllü uyumu da azaltıyor.

Af olasılığının arttığı durumlarda mükelleflerin daha az vergi ödediği tespit edilirken, 2006 yılında IMF‘nin yayınladığı bir çalışma, vergi aflarının neden olduğu kayıpların, sağladığı kazanımların önüne geçtiği ortaya koymuş.

Yukarıdaki tablodan da göreceğiniz üzere 1923-1950 yılları arasını kapsayan 27 yıllık dönemde 7 kez vergi affı kanunu çıkartılırken, bu dönemi izleyen 28 yılda 9 adet vergi af kanunu çıkarılmış. 1978 den 2016‘ya kadar geçen 38 yılda ise 17 vergi affı gerçekleştirilmiş olup, bundan önceki 55 yıllık sürede çıkartılan kanun sayısına neredeyse eşit. Son 38 yılda önceki dönemlere oranla daha sık vergi affı çıkarılmış.

Madem bakış açısı önemli, gelin bir de Türkiye’de Mükelleflerin Vergiye Bakışı’na bir bakalım:

Türkiye’nin vergi sistemi değerlendirildiğinde, mükelleflerin vergiye yönelik gönüllü uyumlarının düşük olduğu ve kayıt dışı ekonominin boyutlarının gitgide büyüdüğü görülmekte. Bu noktada, vergi gelirlerini arttırmak için mevcut vergi mükelleflerine ek külfet getirmeden vergi gelirlerini arttırmanın yollarını aramak gerekli... Bu amaçla, Gelir İdaresi Başkanlığı’na sunulan öneriler vergi mükellef tabanını genişletmek, mükellefleri vergilerin kullanıldıkları alanlar hakkında bilgilendirmek, oluşturulacak olan tanıtım kampanyalarıyla mükelleflerin vergiye bakış açılarını değiştirmek, küçük yaştan itibaren verilecek eğitimlerle vergi ödemenin önemini mükelleflere benimsetmek, etkin bir denetim mekanizması oluşturmak, önleyici ve caydırıcı bir ödüllendirme ve cezalandırma mekanizması kurmak şeklinde sıralanabilir.

Durduğunuz ve hayata nereden baktığınız önemli sonuç olarak.

Karınca gibi hayvanları “aslan, kaplan, kurt, çakal gibi barışçıl, şefkatli ve dost hayvanlar” olarak da ayırabilirsiniz “tavuk, horoz, hindi, güvercin gibi vahşi ve yırtıcı hayvanlar” olarak da...

Kaynaklar:

“Türkiye’de Vergi Aflarının Vergi Gelirlerine Etkisi”

“Türkiye’de Mükelleflerin Vergiye Bakışı”

“Türkiye’de Yapılan Ampirik Çalışmalar Işığında Vergi Aflarının Değerlendirilmesi”


88 görüntüleme

© AOY 2014