Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Çam Ağacına Kaza Süsü Vermek


Pisa kulesi gibi eğik bir çam ağacından bahsedeceğim bugün. Ünlü kaşif James Cook’dan ismini alan Cook Çamı, Pasifik Okyanusu’nda bir takımada olan Yeni Kaledonya’dan dünyanın dört bir yanına yayılmış.

Hikaye de burada başlıyor.

Bilim insanları, ağacın eğiminde bir tuhaflık olduğunun farkına varıyorlar. Şimdi soracaksınız “Bir çam ağacının eğimi ne kadar tuhaf olabilir ki?” diye.

Kuzey yarım küredeyken güneye, güney yarım küredeyken kuzeye doğru eğilen bir ağaç var karşımızda.

Kaliforniya Politeknik Üniversitesi’nden bir bilim adamı, Kaliforniya’daki ağaçlar üzerine hazırladığı kitapta çamların güneye doğru eğimli olduğunun farkına varır. “Avustralya’da da böyle mi?” diyerek aradığı bir meslektaşıyla konuştuğunda durum anlaşılır. Tam tersi, oradaki ağaçlar kuzeye doğru eğimlidir.

"Nerede olursa olsun ekvatora doğru eğilen bir ağaçtan” bahsediyoruz aslında. 5 kıtaya dağılmış 256 Cook Çamı’nı incelediklerinde hepsinde bu eğimin olduğunu görürler. Daha ilginci ise her iki yarım kürede ekvatordan uzaklaştıkça ağaçlardaki eğimin de artıyor olması.

***

Mayıs ayında TÜFE beklentilerin (yüzde 0,35) üzerinde yüzde 0,45 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon yüzde 11,87’den 11,72’ye geriledi. Merkez Bankası Beklenti Anketi’nde aylık beklenti yüzde 0,59 şeklinde yer almıştı.

Enerji grubu fiyatlarında yüzde 1,07 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yüzde 0,55 azalışlar gerilemedeki ana faktörler. Mal grubu enflasyonu 30 baz puan düşerek yüzde 13,20’den 12,90’a gerilese de hizmetler grubundaki katılığın devam ettiğini yıllıkta 19 baz puan artarak yüzde 8,87’den 9,06’ya yükselmesinden anlaşılıyor. Ana harcama gruplarına göre baktığımızda aylık bazda en büyük artışların ise giyim ve ayakkabı ile eğlence ve kültür grubunda olduğu görülüyor. Enerji ve gıda fiyatlarındaki gerilemenin olumlu etkisi ise gıda ve alkolsüz içecekler grubu ile ulaştırmadaki düşüşlerden izleniyor.

Çekirdek enflasyon göstergelerinden özel kapsamlı TÜFE-B endeksi 4 baz puan artarak yıllıkta yüzde 9,12’den 9,19’a sınırlı yükselirken, TÜFE-C endeksi 4 baz puan düşerek yüzde 9,42’den 9,38’e gerilemiş vaziyette. Manşet enflasyonun gerilemesine Yurt İçi Üretici Fiyatları da (Y-ÜFE) destek veriyor. Nisan ayındaki zirvesi olan yüzde 16,37’den Mayıs’ta 15,26’ya gerilemiş durumda.

***

Bu noktada şu soruyu tekrar soralım o halde:

Yüksek enflasyon mu faizin artmasına neden olur yoksa yüksek faiz mi enflasyonu yükseltir?

Monetaristler, para arzı artarsa talep artar, talep artarsa da enflasyon yükselir der. Arz yönlü iktisatçılar ise enflasyonun maliyet kökenli (vergi vb.) olduğunu söyler. Oysa hem talep hem maliyet kökenli de olabilir.

Eğer talep enflasyonu varsa yapılacak bellidir, faizleri artırarak talebi düşür ve insanları tüketim yerine tasarrufa yönlendir. Faiz ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişkiden bahsediyoruz burada.

Maliyet enflasyonu varsa faizi arttırdığımızda enflasyon da artar; çünkü faiz de bir maliyet unsurudur. Faiz ile enflasyon arasında aynı yönlü bir ilişkiden bahsediyoruz şimdi de.

Hangi yarım kürede olduğunuzu Cook Çamına bakarak anlamak gibi değil mi?

Ama asıl mesele şu:

Hem talep hem maliyet enflasyonu varsa ne yapacaksınız?

Siz sorunun cevabını düşünürken ben yazıyı bağlayayım.

Nisan ayında yüzde 11,87 ile zirve yapan manşet enflasyonu Mayıs ile beraber gerilemeye başlamış durumda. Nitekim bir önceki ay bunun işaretlerini çekirdek enflasyondan ve yurt içi üretici fiyatları kaynaklı kur geçişkenliğindeki yavaşlamadan görmüştük. Gıda fiyatları ve döviz kurlarından gelen enflasyonist baskı zayıflarken Haziran ve Temmuz aylarındaki baz etkisiyle düşüşün devam edeceği anlaşılıyor. Sonbahar ile birlikteyse tekrar yükselişe geçecek gibi.

Peki bu rakamlar Merkez Bankası’nın 15 Haziran’da yapacağı Para Politikası Kurulu’ndan sürpriz bir karar çıkmasına sebep olur mu?

Kredi genişlemesi ve iç talepteki canlanma, Merkez Bankası’nın duruşunu değiştirmeyeceğini söylüyor.


50 görüntüleme

© AOY 2014