Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Parasal Gevşemenin Sonu


Fed, ekonomiyi canlandırmak için yaklaşık on yıl önce başlattığı ve bilançosunun boyutunu dört katına çıkaran parasal genişleme politikasının sona erdiğini dün gece yaptığı toplantı sonrası resmen ilan etti. Bu aynı zamanda ABD ekonomisinde işlerin yolunda gittiğinin de habercisi.

Pekiyi ne dedi Fed?

Faiz oranlarında değişikliğe gitmezken, 16 Fed yetkilisinden 11'i bu yılın sonunda 25 baz puan faiz artışı olacağına işaret etti (Grafik1). İstihdam piyasasının güçlenmeye devam ettiğini, ekonomik aktivitenin yılbaşından bu yana ılımlı şekilde arttığını, ekonomik görünümde kısa vadeli risklerin "aşağı yukarı dengeli" olmaya devam ettiğini ve enflasyonun yakından izlendiğini belirtti.

Grafik 1: Eylül 2017 Toplantısındaki Beklentilerin Dağılımı

Projeksiyonlarının ne yönde değiştiğine baktığımızda:

2017 yılı için büyüme tahmini yüzde 2,2'den yüzde 2,4'e çıkarılırken, 2018 büyüme tahmini yüzde 2,1 olarak korundu. 2019 beklentisi yüzde 1,9'dan yüzde 2,0'ye yükseltilirken, 2020 tahmini yüzde 1,8, uzun dönem beklentisi ise yüzde 1,8’de bırakıldı. Banka'nın bu yıl için işsizlik oranı tahmini yüzde 4,3 olarak kalırken, 2018 ve 2019 beklentisi yüzde 4,2'den yüzde 4,1'e çekildi. 2020 için yüzde 4,2 işsizlik oranı tahmininde bulunulurken, uzun dönem tahmini yüzde 4,6 olarak korundu. Bankanın PCE enflasyon beklentisi bu yıl için yüzde 1,6 olarak korunurken, gelecek yıl tahmini yüzde 2,0'dan yüzde 1,9'a çekildi. 2019, 2020 ve uzun dönem tahmini ise yüzde 2,0 oldu. Çekirdek PCE için tahmin bu yıl için yüzde 1,7'den yüzde 1,5'e, 2018 için ise yüzde 2,0'den yüzde 1,9'a çekilirken, 2019 ve 2020 tahmini yüzde 2,0’de tutuldu.

En çok merak edilen konu: Bilançonun küçültülmesi

2008 yılında patlayan modern zamanların en ciddi krizinin (subprime mortgage) hemen ardından, o dönemin Fed Başkanı Ben Bernanke tarafından devreye alınan ve bilançonun 4,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşmasına neden olan uygulamanın ne zaman sona ereceği ve kademeli olarak azaltımın nasıl uygulanacağı merak konusuydu.

Fed, bu aşamanın kazasız belasız atlatılması için piyasaları buna hazırlarken piyasaların da bu tersine dönüşe soğukkanlı yaklaştığını gördük. Bu toplantıda komitenin kısa vadeli faiz oranlarını yükseltmesi beklenmiyordu ama Aralık ayında olası bir artırım için de kapıyı açık bırakacağı düşünülüyordu; nitekim öyle de oldu.

Fed, piyasaları başarılı bir şekilde buna hazırlamış olsa da yönetim kurulundaki çok geniş kapsamlı değişikliklerin kapıda olması ister istemez bilançonun küçültüleceği bu süreçte “göç yolda mı düzülür?” şeklinde bir soruyu da akıllara getirdi.

Ama gördük ki Fed, bilançosunun boyutu için "yeni normali" ve mekanizmasını da resmen ilan etti bu toplantıyla. Varlık alımını azaltmaya, vadesi gelen menkul kıymetlerden gelen geliri yeniden yatırıma yönlendirmeyi her ay 10 milyar dolar azaltarak başlayacak. Bununla ilgili belirlenen üst limitler ise şöyle: Devlet tahvilleri için aylık üst limit 6 milyar dolarken, ipotek teminatlı menkul kıymetler için bu rakam 4 milyar dolar. Ekim ayında aylık 10 milyar dolar ile başlanacak küçültme operasyonunda bilanço ilk 3 ayda 30 milyar dolar azalacak. Aylık 10 milyar dolarlık azaltım her 3 ayda bir 10 milyar dolar artacak ve 5'nci çeyrekte bu rakam aylık 50 milyar dolara çıkacak. Beklenti, varlık alımı azaltımı ile bilanço büyüklüğünün, önümüzdeki yıllarda 1 trilyon dolara düşene kadar devam edeceği şeklinde (Grafik 2).

Grafik 2: Fed Varlık Alımı Azaltım Planı

Bilanço küçültülmesinin teorik olarak uzun vadeli oranlarda artışa neden olacağı beklenmekle birlikte olası sıkılaştırmanın derecesi ise tartışılmaya devam ediyor. Örneğin New York Fed başkanı Bill Dudley, bunun "oldukça hafif" olmasını gerektiğini açıkladı.

Konunun bizi ilgilendiren tarafına gelecek olursak:

Fed, bilançosu ile ilgili planlarını öngörülebilir hale getirdi; ama aynı şeyi Gelişmekte Olan Ülkeler için söylemek pek mümkün değil gibi. Hele ki o ülkeler dış kaynak akışına bağımlı ise…


21 görüntüleme

© AOY 2014