Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Çivi Çiviyi Söker


İhtiyaçlar Hiyerarşisi” teorisi ile insanların motivasyonunu dış faktörlerden ziyade kişinin kendi içindeki ihtiyaçlara dayandıran Maslow’un "Elinizde alet olarak sadece çekiç varsa bütün sorunlar gözünüze çivi gibi görünür." sözünü çok severim.

Geçen hafta, TCMB Para Politikası Kurulu’nun (PPK) alacağı kararı değerlendirirken piyasa beklentilerinin tersi yönünde bir karar çıkarsa ortalığın “nihilist siyaha” bürüneceğini yazıp da çıkan kararı görünce Maslow’un bu sözünü tekrar hatırladım.

Kurul, faiz oranını sabit tutarken, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyette dengelenme eğiliminin belirginleştiğine işaret ettiğini; dış talebin gücünü korurken iç talebin yavaşlama sinyalleri verdiğini vurguladı. Ardından “Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.” dedi.

Ama asıl “Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir.” ifadesi bu yazının sebebi oldu. Enflasyon gibi önemli bir gösterge hedef olduğuna göre, acaba bu gösterge sorunun iyi bir göstergesi olmaktan çıkıyor mu, sorusu düştü aklıma.

İngiltere Merkez Bankası danışmanlarından Charles Goodhart’ın ismiyle anılan ve Goodhart Yasası olarak bilinen, sadece ekonomide değil sosyal bilimlerin pek çok alanında uygulanan yasanın meselesi de bu soru aslında.

Hikâye, Sovyetler Birliği döneminde çivi üreten bir fabrika ile ilgili anlatılagelen efsaneye dayanır. Dönemin planlamacı ekonomisi fabrikanın üretim performansının değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Devlet, üretilen çivi sayısını performans olarak koyar. Hedefi böyle koyar koymasına; ama fabrikada üretilen çivi sayısı artmasına rağmen bunların küçük ve kullanışsız çiviler olduğu görür.

Hedeflenen ile sonuç arasında bir uyumsuzluk vardır. Haliyle performans kriterinin değiştirilmesine karar verilir. Artık üretilen çivinin sayısı değil ağırlığıdır yeni kriter.

Sonuç ne mi olur?

Az sayıda dev çivilerin üretilmeye başlandığı görülür fabrikada.

Yani, kriter sayı veya ağırlık olarak belirlendiğinde, performans değerlendirme sistemi çuvallar. İşte, Charles Goodhart bunu “Eğer bir gösterge hedef oluyorsa, o gösterge sorunun iyi bir göstergesi olmaktan çıkar.” diyerek özetler.

Salı günü yayımlanacak olan bu yılın üçüncü Enflasyon Raporuna da bu gözle bakıyorum. Bir önceki raporda 2018 yıl sonu enflasyonu yüzde 8,4’e revize edilirken, 2019 yıl sonunda yüzde 6,5’e gerileyeceği söylenmekteydi. Muhtemelen bu öngörülerin yukarıya doğru revize edildiğini göreceğiz.

Peki, ya orta vadede enflasyonun yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağına ilişkin değişmeyen hedef gösterge?

Sanırım büyük küçük, ağır hafif fark etmez çivi çiviyi söker, diyor Merkez Bankası azimle.

Güzel bir hafta dileklerimle.


133 görüntüleme

© AOY 2014