Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

bu da geçer ya hu


iranlı mutasavvıf, şair feriduddin attar'ın 1187'de kaleme aldığı 4724 beyitten oluşan mantık al- tayr adlı eserinde anlattığı "bu da geçer ya hu"nun hikâyesi:

abdal'ın biri çıktığı gezide bir köye uğrar. köy halkına nerede kalabileceğini sorar. köylüler ona köyün şakir ve haddad adında iki zengini olduğunu söylerler ve şakir'in evini tarif ederler. şakir abdalı evinde ağırlar, yedirir, içirir. abdal gezisine devam etmek için evden ayrılırken şakir'e "bu kadar zengin olduğun için şükret" der. şakir ona "bu da geçer ya hu" der.

abdal aklında bu cevapla yollara düşer. birkaç yıl sonra aynı köye uğradığında şakir'i ziyaret etmek ister. fakat bir sel felaketinde şakir'in tüm varlığı yok olmuştur. şakir artık haddad'ın yanında hizmetçi olarak çalışmaktadır. şakir abdalı yoksul evinde ağırlar bu sefer. abdal ne kadar üzgün olduğunu anlatınca, şakir ona "bu da geçer ya hu" der yine.

abdal yine yollara düşer. aradan yıllar geçtikten sonra yine aynı köye şakir'in yanına gider. haddad ölmüş, kimsesi olmadığı için tüm varlığını şakir'e bırakmıştır. abdal sevinçlidir, şakir'in ise cevabı hazırdır: "bu da geçer ya hu". abdal yollara düşer... yıllar sonra dostu şakir'i yine ziyaret etmek istediğinde şakir'in öldüğünü öğrenir. mezarına gider. mezar taşında "bu da geçer ya hu" yazmaktadır.

abdala yollar görünür... gezer gezer gezer... "ölümün nesi geçer ki" diye düşünmektedir bir yandan da. bu sefer köye uğradığında şakir'in mezarını yerinde bulamaz. yaşanan sel felaketi sonrası mezar da dahil olmak üzere her şey yok olmuştur.

o dönemde ülkenin padişahı kendisine bir yüzük yapılmasını ister. üzüldüğünde de sevindiğinde de bunun geçici olduğunu, duyguların esiri olmamak gerektiğini hatırlatacak bir yüzük istemektedir. vezirler haber salar dört bir yana, ama padişahın istediğini bulamamaktadırlar.

en sonunda haberi alan abdal padişahın kuyumcusuna bu hikâyeyi yazar. kuyumcu yüzüğü yapar ve padişaha sunar. padişah yüzüğü çok beğenmiştir, üzerinde "bu da geçer ya hu" yazmaktadır.


24 görüntüleme

© AOY 2014