Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Hacı Emmim Eşeğe Bindi...

Çeyreklik bazda rekor büyümeye (yüzde 15.6) bakarak Türkiye ekonomisinin etkileyici bir performans koyduğu söylenebilir elbette. Bu hızlı toparlanmanın arka planında ise kredi büyümesi olduğunu unutmamak gerekiyor.


Aktif rasyosu gibi bir uygulamayı devreye alarak bankaları kredi vermeye zorlayan düzenleyici otorite yıl sonu itibariyle bunu kaldıracağını duyurmuş olsa da özellikle konut ve tüketici kredi faizlerinde yaşanan düşüşün etkisiyle tüketim harcamalarının hızla arttığını, ithalatın hızlandığını ve bu büyümenin enflasyon ve cari açık yarattığını ama istihdam yaratamadığını görmekteyiz. Olumlu gelişme ise makine ve teçhizat yatırımlarındaki artış.


Durumumuzu ise başlıkta atıf yaptığım atasözümüz net olarak ortaya koyuyor:


"Hacı emmim eşeğe bindi, ayakları yerde gider!"


***

Türkiye ekonomisi 2020 yılının 3. çeyreğinde beklentilerin üzerinde yüzde 6.7 büyüdü. İlk çeyrekte yüzde 4.4 büyüyen ekonomi, ikinci çeyrekte yüzde 9.9 daralmıştı. Böylece bir önceki çeyrekte yüzde 0.05’e kadar inen yıllık büyüme oranı bu çeyrekte yüzde 2.04’e yükseldi.

İlk çeyrekte yüzde 0.2 olan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış çeyreklik büyüme, ikinci çeyrekte yüzde 10.8 daralmaya döndükten sonra üçüncü çeyrekte yüzde 15.6 büyüme kaydetti.

Yatırım ve tüketim harcamalarının bu çeyrekteki performansta belirleyici olduğunu görmekteyiz. İlk çeyrekte yüzde 7.7 artan tüketim harcamaları, ikinci çeyrekte yüzde 11.1 daraldıktan sonra üçüncü çeyrekte yüzde 10.3 artış kaydetti. Nitekim bir önceki çeyrekte yüzde 8.8 daralan özel tüketim bu çeyrekte yüzde 9.2 arttı. Özel tüketimin detaylarında, dayanıklı malların tüketimi yüzde 61.2 artarken, yarı dayanıklı mallar ile dayanıksız malların tüketimi sırasıyla yüzde 8.0 ve yüzde 6.0 artış kaydetti. Bir önceki çeyrekte yüzde 25.7 daralan hizmetler ise bu çeyrekte yüzde 16.0 daraldı. İkinci çeyrekte yüzde 2.4 daralan kamunun tüketim harcamalarının ise bu çeyrekte yüzde 1.1 arttığını görmekteyiz. Sonuç olarak tüketim, büyümeyi 5.5 puan yukarı çekerken, bunun 5.4 yüzde puanı özel tüketimden geldi.


Yatırım harcamaları ise rekor seviyede yüzde 22.5 artarak büyümeye 5.2 yüzde puan katkı verdi. Gayrisafi sabit sermaye oluşumunun detaylarına baktığımızda inşaatın yüzde 14.7, makine ve teçhizat yatırımlarının yüzde 23.5 ve diğer aktiflerin yüzde 57.6 arttığını görmekteyiz.


Son beş çeyrektir stok değişiminden büyümeye olumlu katkı gelmeye devam ediyor. İlk çeyrekte 5.4 yüzde puan, ikinci çeyrekte 4.9 yüzde puan katkı veren stok değişimi, bu çeyrekte büyümeye 5.1 yüzde puan katkı verdi.


Tüketim, yatırım ve stokların büyümeye toplamda 15.8 yüzde puan katkı vermesine karşılık net ihracat büyümeyi 9.1 yüzde puan aşağıya çekti. Net ihracat ilk çeyrekte büyümeyi 4.0 yüzde puan, ikinci çeyrekte 7.7 yüzde puan aşağıya çekmişti. Üçüncü çeyrekte ihracat yüzde 22.4 daralmasına karşılık ithalatın yüzde 15.8 artış kaydetti. Bir önceki çeyrekte ihracat yüzde 36.3 daralırken, ithalattaki daralma yüzde 7.7 ile sınırlı kalmıştı.

Üretim tarafından GSYH’ye baktığımızda ise bir önceki çeyrekte yüzde 16.4 daralan sanayi sektörü bu çeyrekte yüzde 8.0 büyürken, ikinci çeyrekte yüzde 4.3 büyüyen tarım sektörünün bu çeyrekte yüzde 6.2 büyüdüğünü görmekteyiz. Bir önceki çeyrekte yüzde 24.6 ile sert daralma yaşayan hizmetler sektörü ise üçüncü çeyrekte yüzde 0.8 büyüdü. Hizmetler sektörü altında finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 41.1 büyüme ile öne çıkmakta. Yedi çeyrektir küçülen inşaat sektörü ise üçüncü çeyrekte yüzde 6.4 ile ilk kez büyüme kaydetti.


***

Sonuç olarak Türkiye ekonomisi 3. çeyrekte beklentilerin üzerinde büyüdü. Bu hızlı toparlanmanın arka planında ise kredi büyümesi olduğunu unutmamak gerekiyor.


Aktif rasyosu gibi bir uygulamayı devreye alarak bankaları kredi vermeye zorlayan düzenleyici otorite yıl sonu itibariyle bunu kaldıracağını duyurmuş olsa da özellikle konut ve tüketici kredi faizlerinde yaşanan düşüşün etkisiyle tüketim harcamalarının hızla arttığını, ithalatın hızlandığını ve bu büyümenin enflasyon ve cari açık yarattığını ama istihdam yaratamadığını gördük. Olumlu gelişme ise makine ve teçhizat yatırımlarında görmüş olduğumuz artış.


Finansal sıkılaşma ile beraber 4. çeyrekte yüksek bazın da etkisiyle büyümenin yavaşlayacak olsa da yılı pozitif bölgede kapatacağını söyleyebiliriz.


Raporun tamamına Ekonomi Raporları sekmesinden ya da şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: Büyüme Rakamları

152 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör