© AOY 2014

suç ve ceza

24 Aug 2012

25 yıl sonra dönüp bir daha okudum 'suç ve ceza'yı.

yemek aynı yemek, malzeme aynı ama alınan lezzet tamamen farklı.

ölmenin, öldürmenin artık sıradan olduğu memleketimde şu satırlar daha bir çarptı beni:

 

"nerede okumuştum...ölüm cezasına çarptırılmış biri sehpaya çıkmadan bir saat önce şöyle söylüyor, ya da düşünüyordu: 'yüksek bir yerde, bir kayanın üzerinde ancak iki ayağımı koyabileceğim kadar daracık bir yerde yaşayacak olsaydım, dört bir yanım uçurumlarla, okyanuslarla çevrili olsaydı, fırtınalar, zifiri karanlık olsaydı her yanım, kimsecikler olmasaydı yanımda, o daracık yerde öylece bir ömür, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamak isterdim... evet, şimdi ölmektense, öyle yaşamak isterdim! yaşayabilsem, yalnıza yaşayabilsem, yaşayabilsem! nasıl olursa olsun, yaşasam!..' ne yaman bir gerçek! tanrım, ne yüce bir gerçek bu! ne alçak bir yaratık şu insanoğlu! (aradan bir dakika geçtikten sonra ekledi:) bu nedenle ona alçak diyen de alçaktır!"

etiketler:

Please reload

Son Yazılar

Memleket nere?

November 26, 2019

1/4
Please reload

Sosyal Medya
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Twitter
  • Facebook Sosyal Simge
  • RSS Sosyal Simgesi
RSS Feed
Arşiv - Site İçi Arama
Haberdar Olmak İçin