© AOY 2014

alocu tilki’nin serencamı

24 Oct 2014

peyami safa’nın  dokuzuncu hariciye koğuşu’dan bir epigrafla açılışı yapıyor emrah polat’ın kitabı:

 

“büyük bir hastalık geçirmeyenler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler”

 

geçmişe dair her ayrıntıyı enine boyuna düşünmeye yetecek kadar zamanı olan sadık apik, nam-ı diğer tilki’nin hikayesi anlatılan.

milleti “aloculuk-koçancılık” yaparak ayıklıyor. insanları iyi tanıdığını söylüyor. ellerinin kımıldayışındaki anlam katmanlarını, söyledikleriyle demek istedikleri arasındaki farkı görebiliyor. öyle ki, karşısındakinin astarı kurnazlıktan, yüzü riyakarlıktan nakış gibi dokunmuş bir adam olduğunu ilk görüşte anlayıveriyor. avını, yeri geliyor korkutup, üst perdeden konuşarak yeri geliyor güven vererek; ama sonuçta tuzağına düşürerek avlamasını biliyor nihayetinde.

 

sağdıkları kaymaklı mangırı ya kumarda ya hovardalıkta eritip tahtalı köyü boyladıklarında üstlerinde ceketten başka bir dünyalık bulunmayanlardan olmak istemediğinden farklı bir yol tuttursa da kendini bekleyen sona doğru yaklaştıkça o mangırların suyunu çektiğini görüyor tilki.

 

başlangıçtaki trajikomik dil, hikaye ilerledikçe karanlık bir hal alıyor. hastane bölümlerini okurken, içimde hep diri tutmaya çalıştığım umut, romanın sonunda tıpkı kahramanınki gibi sönüverdi.

 

son söz: “ısırılmamak için ısıracaksın.”

 

etiketler:

Please reload

Son Yazılar

Söyleyin, düğmeye hanginiz bastı?

January 14, 2020

1/4
Please reload

Sosyal Medya
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Twitter
  • Facebook Sosyal Simge
  • RSS Sosyal Simgesi
RSS Feed
Arşiv - Site İçi Arama
Haberdar Olmak İçin