Ben mi öleyim yoksa ateş edecek misin?

6 Mar 2017

Alışılmışın dışında isimleri ve şarkı sözleri olan grupların (Son Feci Bisiklet, Büyük Ev Ablukada, Yok Öyle Kararlı Şeyler) öncülerinden; arkadaşınızla karşılıklı dertleşiyormuşsunuz gibi samimi bir isme sahip “Yüzyüzeyken Konuşuruz” grubunun bir şarkısından yazının başlığındaki soru.

Hatta tam halini yazayım, “madem öyle, lafı uzatmaya gerek yok, ben mi öleyim yoksa ateş edecek misin?

 

Haftanın açılış yazısına konu olmasının nedeni ise Cuma günü açıklanan enflasyon rakamları.

 

Şubat’ta TÜFE rakamı beklentilerin üstünde %0,81 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon 58 ay sonra (2012 yılı Nisan), tekrar çift haneye %10,13’e yükseldi. Şubat ayı TÜFE aylık medyan tahmin %0,47 olurken Merkez Bankası Beklenti Anketi’nde aylık beklenti %0,62, cari yıl beklentisi ise %8,87 şeklinde yer almıştı.

 

İTO’nun açıkladığı perakende fiyatları Şubat ayında %0,33 artışa, işlenmemiş gıda fiyatları kategorisi altında yer alan Yaş Kuru ve Sebze Meyveler’deki aylık artış ise %2,04 yükselişe işaret etmişti. Bu rakamlara bakıp TÜFE’ye ilişkin umudumu aşağı yönlü risklere işaret etmesi olarak belirtsem de  baz etkisini fazlasıyla hissedeceğimizi söylemiştim. Nitekim öyle de oldu.

 

İşlenmemiş gıda fiyatlarındaki artış %0,36 ile sınırlı kalırken enerjideki %1,52 ve dayanıklı mallar ile diğer temel mal grubundaki yüksek artışlar manşet enflasyonu yukarı çeken faktörler olarak dikkat çekmekte. Hizmetler grubu enflasyonu yıllıkta 10 baz puan artarak %8,37 olurken, mal grupları enflasyonunun %9,63’ten %10,90’a yükseldiğini gördük. Ana harcama gruplarına baktığımızda bir önceki aya göre ulaştırma ve sağlık grubunda aylık bazda artışların sırasıyla %2,82 ve %2,17 olmuş durumda. Giyim ve ayakkabı grubu ise %3,35 ile aylık bazda tek gerilemenin yaşandığı kategori. Çekirdek enflasyon göstergelerinden özel kapsamlı TÜFE-B endeksi %0,81 artarak yıllıkta %7,54’ten %8,27’ye yükselirken TÜFE-C endeksi %0,70 artışla %7,74’ten %8,56’ya yükselmiş durumda.

Manşet enflasyondaki yükselişte Yurt İçi Üretici Fiyatları(Y-ÜFE) kaynaklı kur geçişgenliğinin gecikmeli etkileri olduğunu da belirtmek gerekiyor. Bunu da 2016 Eylül ayında %1,77 olan yıllık Y-ÜFE’nin, Şubat ayında % 15,36’ya yükselmesinden izlemekteyiz; devamı da gelecek gibi.

 

Sözü Merkez Bankası’na getireceğim tam şu anda yazının girişinde bahsettiğim şarkının sözleri arka fonda usul usul duyulmaya başlar.

 

Madem öyle, lafı uzatmaya gerek yok, ben mi öleyim yoksa ateş edecek misin?

 

Çünkü enflasyon rakamları Merkez Bankası’nın 16 Mart’taki Para Politikası Kurulu’nda ilave sıkılaştırma yapması gerektiğine işaret ediyor. Bunun ilk adımını da hali hazırda %11 olan Geç Likidite Penceresi (GLP) faiz oranlarının daha da artması ile göreceğimizi söyleyebiliriz. Etkisi ise %10,53 olan Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti’nin %11’e doğru yükselmesi.

 

Üstelik bu, küresel piyasalarda risk iştahının tersine dönmeye başladığı bir zamana denk geldi. Gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolar karşısında değer kayıplarının devamı kapıda. Fed üyelerinin konuşmaları, ABD ekonomisine ilişkin güçlü veriler Fed’in 15 Mart toplantısındaki faiz artışına gitme olasılığını %80’lere kadar yükseltmiş durumda.

 

***

 

Son bir not da kendim için.

 

Aynı şarkının girişinde “sıkılmıştım ben de biraz hep aynı yerde durmaktan” diyor ya; izninizle 10 Mart Cuma gününe kadar “Günebakan” yazılarına ara vereceğim


İyi bir hafta dileklerimle.

Please reload

Son Yazılar

Hayat size güzel

May 6, 2020

1/4
Please reload

Sosyal Medya
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Twitter
  • Facebook Sosyal Simge
  • RSS Sosyal Simgesi
RSS Feed
Arşiv - Site İçi Arama
Haberdar Olmak İçin

© AOY 2014