Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

bir dizeden nerelere geldik?


iki kere aşık oldum...

ağzı süt kokan bir üniversite öğrencisiydim ilkinde...kapısında dört yıl yattım izmir'li kızın...şarkıdaki gibi "gizli aşk bu söyleyemem" demedim gittim söyledim...karşılık bulmadı...ve o dönemde tutundum sevda sözleri'yle cemal süreya'ya, yerçekimli karanfil'le edip cansever'e, sevdalarda ile behçet necatigil'e, cahit külebi'ye... sivas'ta hoyrat bir makasla fotoğrafı oyulan metin altıok'a, büyük saat'le turgut uyar'a...

ama en çok da iki imge haydutu uyar ve cansever'e...

cansever'e...

geçen yıldı sanırım, ünsal küt diye "mendilimde kan seslerini" göndermişti... unuttuğum dizeleri hatırlatmıştı... kitaplıktan çekip başucuma koymuştum ruhi bey'in hatırını tekrar sormak için, otellere rezervasyon yaptırmak için... yıllar öncesinden altını çizdiğim satırlara dönüp tekrar bakmıştım...

sonra cem, tuttu kırk yaş vesilesiyle "acaba"yı patlattı...

şarap gibiydi, yıllandıkça daha da güzelleşiyordu her dizesi...

ya da ben yaşlandıkça güzelleşiyordum... ne biliim?

ikinci aşık olduğum kız da izmir'li çıktı... ona olan sevgimi havuza iterek göstermiştim ilkin...

oysa ki denize ve havuza girişi uzun bir hazırlık dönemi gerektiren ve bunun tam bir merasim olduğunu sonradan öğreneceğim o kızın intikamı acı oldu...

evlendi benimle...

artık kapılarda değil ortopedik yatakta yatıyorum... hem de 15 senedir...hayatı beraber omuzluyoruz...

bir dizeden bak nerelere geldik...


5 görüntüleme

© AOY 2014