Ara
  • Ali Orhan Yalcinkaya

Sepete Girmek


Geçtiğimiz hafta dünyada öne çıkan ekonomik bir olaya biraz daha yakından bakalım istedim bugün.

Ekim başında Çin'in para birimi, Renminbi, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Özel Çekme Hakkını (SDR) oluşturan para sepetine eklendi. SDR bundan önce Dolar, Euro, İngiliz Sterlini ve Japon Yeni’nin ağırlıklı ortalaması olarak tanımlanmaktaydı. Böylece Renminbi’nin de eklenmesiyle, Çin’in para birimi beş küresel para biriminden biri haline gelmiş oldu.

SDR Nedir?

Türkçe karşılığı Özel Çekme Hakkı olan SDR (special drawing rights ) IMF’nin 1969 yılında oluşturduğu uluslararası yapay ödeme ve rezerv aracı olup altın ya da dolar gibi bir rezerv varlık olmakla birlikte fiziki olarak değil sadece bir hesap olarak mevcut. Üye ülkelere IMF’deki kotalarıyla orantılı olarak tahsis edilmekte. Örneğin Türkiye’nin IMF nezdinde yaklaşık 1,5 milyar Dolar (1.071 milyon SDR) tutarında özel çekme hakkı bulunmakta. Üye ülkeler için oluşturulan toplam SDR’nin değeri 286 milyar Dolar (204,1 milyar SDR.)

Bir para birimi olmayan SDR, IMF’nin mali hesaplarını rapor ettiği bir birim sadece. Çok sınırlı sayıda uluslararası tahvil SDR cinsinden ihraç edilmekte; çünkü bankalar ve firmalar çekici bir alternatif olarak görmüyorlar. SDR tahvillerinin ana ihraçcısı IMF'nin kardeş kuruluşu olan Dünya Bankası (Fonun tahvil ihraç yetkisi yok).

Sistem Nasıl Çalışıyor?

Üye ülkeler, SDR karşılığında ihtiyaç duydukları diğer üye ülke paralarını ödünç alıp kullanabilmekte. Örneğin Türkiye, 1 milyar Dolara ihtiyaç duyduğunda IMF nezdindeki SDR rezervinden 720 milyon SDR’yi ABD’ye devrederek karşılığında 1 milyar Dolar alabiliyor ve ödünç süresinin sonunda 1 milyar Dolarını verip ABD’den SDR’sini geri alıyor.

SDR Sepeti

Bir ülke para biriminin SDR sepetine dâhil edilebilmesi için söz konusu üye ülkenin ticaret hacminin son beş yılda en yüksek değerine ulaşmış olması ve sahip olduğu para biriminin, üye ülkeler arasındaki dış ticaret işlemlerinde serbestçe kullanılabiliyor olması gibi iki önemli şartı sağlaması gerekmekte.

IMF İcra Direktörleri Kurulu, Renminbi’nin bu iki koşulu da karşıladığına karar vererek 1 Ekim 2016 tarihi itibariyle SDR sepetine 5. para birimi olarak dahil etti.

Peki Gerçekler Öyle mi?

Çinlilere soracak olursanız kesinlikle öyle.

Renminbi’nin SDR sepetine eklenmiş olması sadece ulusal gurur kaynağı değil aynı zamanda küresel bir güç olarak Çin'in ortaya çıkmasını da simgelediğini düşünmekteler. Sınır ötesi işlemlerde Renminbi kullanımını teşvik etmek için uğraşan hükümetin, dolara aşırı bağımlı olan dünyayı bundan kurtarmak konusundaki çabalarını da doğrulamakta olduğuna inanıyorlar.

Uluslararası işlemlerde Renminbi kullanımını teşvik etmek konusundaki bir dizi adımdan biri olarak görmekteler. Bu bağlamda Çin Merkez Bankası’nın (PBOC) yabancı merkez bankaları ile müzakerelerini yürüttüğü bir dizi döviz swap anlaşması buna dahil mesela. Ayrıca Çinli bir finansal kuruluşun Renminbi cinsinden takas ve değişim hizmetlerini yerine getirmek üzere önde gelen finans merkezlerinde işlem yapması konusunda yetkilendirilmesi de (örneğin Bank of China, New York’taki resmi takas bankası olarak belirlenmiş durumda) bu kapsamda değerlendiriliyor. Hatta yabancı kuruluşlar Çin'de Renminbi cinsinden tahvil ihraç etme konusunda yetkilendirilmiş bile. Ağustos sonunda, Polonya hükümeti bunu gerçekleştiren ilk Avrupalı olmuş durumda mesela.

Bir Adım Sonrası

Bu adımlar daha çok sembolik bir anlam taşımakta. Çin Merkez Bankası’nın Renminbi swapları neredeyse doğru dürüst kullanılmamakta olduğu gibi belirlenmiş takas bankaları iş ve finans dünyasına daha tam entegrasyon sağlayamamış durumda (offshore Renminbi banka mevduatları düşmekte). Mal ticaretinde Renminbi’nin payı 2015 yılının ortalarında bu yana azalmakta. Son olarak Polonya hükümetinin attığı cesur adıma karşılık, diğer hükümetlerin onu takip ettiğine dair hiçbir işaret yok.

Neden?

2015 yılının ortalarından bu yana, Çin borsası bir “roller coaster” gibi. IMF'den Uluslararası Ödemeler Bankası'na (BIS) kadar her uluslararası kuruluş, Çin özel sektör tahvil piyasasındaki sorunlar konusunda uyarılarda bulunuyor. Kurumsal kredilerdeki geri ödenmeme sorununun yaygınlaşmasının bankalar üzerindeki etkilerinın yıkıcı olabileceğini söylüyor.

Sorunun kaynağında Çin hükümetinin yanlış uygulamalarının bulunduğu düşünülüyor. Hükümet ve Çin Merkez Bankası’nın sermaye üzerindeki kontrollerini gevşetmeleri ve sermayenin ülkeye rahatlıkla giriş çıkış yapmasına izin vermeleri finansal piyasa oyuncularını zorlamakta. Şirketler bir yandan muhasebe standartlarını yükseltmek zorunda kalırken, diğer yandan bankaların risk yönetim uygulamaları finansal işlemlere daha hızlı uyum sağlamak durumunda. Çinli bankalar ve firmalar bu yeni normale ayak uydurmakta ağırdan alırlarsa, uluslararası sermaye akımlarının serbestleştirilmesinin daha fazla volatiliteye, daha az offshore mevduata ve mal işlemlerinde Renminbi’nin daha az kullanılmasına yol açacağı düşünülmekte.

Sonuç

Renminbi’yi birinci sınıf küresel para birimine dönüştürmenin yolu, politikacıların atı arabanın önüne koyarak, New York'ta ticarete konu olması ve SDR sepetindeki ağırlığından ziyade finansal piyasalarında derinleşme, likidite ve istikrarı gözetmekten geçiyor.

Kaynak: https://www.project-syndicate.org/commentary/china-renminbi-internationalization-by-barry-eichengreen-2016-10


0 görüntüleme

© AOY 2014